BAĞLAMA CİNAYETİ

"Hemen hemen her gün buraya gelir, iki çay söylerdi. Birini kendi içer ötekini karşısına koyup izlerdi. Bir bağlaması vardı, yanından ayırmazdı. Ama çaldığını hiç görmedim.Çok konuşkan bir adam değildir zaten. Duyduğuma göre Âşık'mış. Eskiden köy köy gezip insanlara türküler okurmuş. Bunu da mahallenin teyzelerinden duydum komiserim. Ne kadar doğrudur bilmiyorum."  Kafamla onaylayıp çıktım kahvehaneden.
Boynuna bağlama teli sarılarak öldürülen bir adam var ortada fakat adamı mahallede tanıyan yok. Ne yapacağımı bilmiyordum. Her gece rüyama giriyordu adamın olay yeri incelemede çekilen fotoğrafları.
Paranoyaya bağlamıştım. Bir gece yine adam rüyama girdi. Kalbim sıkışarak uyandım. Uyandığım gibi olay yerine gittim.
Adamın evi iki göz odadan oluşuyordu ama sayılamayacak kadar bağlama vardı. Bağlamaları ben de çok severdim. Küçükken dedem bana öğretmeye çalışsa da ben öğrenmemek için ısrar etmiştim. Şimdi ise bir bağlama cinayeti çözmeye çalışıyordum. Duvara sıra sıra dizilmiş bağlamaları incelerken,  üçüncü sıradaki bağlamanın üstüne kazınmış harfler dikkatimi çekti. Harflere yakından bakmak için eğildim ve doğrulduğumda gözlerim karardı. Vücudumun yer çekimine yenik düştüğünü hissettim.

Yorumlar